inisiyatif.net bilgiweb uygulama avukatın tarihi kültür

hukuk müzesi

 

 

Uluslararası Ceza Mahkemesi Genel Bilgilendirme

ve

Başvuru İle Yargılama Usulü

Av. Noyan Özkan

I. Giriş

UCM’ye giden yol

Uluslararası Ceza Mahkemesi, 1998 yılında imzalanan Roma-UCM Statüsünün 2002 yılında yürürlüğe girmesi ile Hollanda’nın La-Haye kentinde kurulmuş olan bağımsız ve daimi bir mahkemedir. Çok ciddi ve ağır nitelikteki savaş suçlarını, insanlığa karşı suçları ve soykırım suçlarını işleyen kişileri yargılar. Anılan suçların işlendiği ülkelerin adalet sisteminin şüphelilerin kovuşturması ve yargılamasında yetersiz ve ilgisiz kalması ve "cezasızlık" durumunda, "tamamlayıcı olarak" şüpheliler hakkında soruşturma açar ve yargılama yapar. Şu anda BM üyesi 105 ülke, UCM Statüsüne taraftır. Türkiye henüz Roma-UCM Statüsünü imzalamamıştır.

1872, Gustav Moynier , Uluslar arası Kızıl Haç Örgüyü kurucularından. İlk kez,  Fransa – Prusya Savaşından sonra savaş suçlularının yargılanması için bir Mahkeme kurulması fikrini ortaya atar.

1919, 1.Dünya Savaşı sonrasında Versay Antlaşmasını hazırlayanlar, Kaizer Ve Alman savaş suçlularının yargılanması önerisinde bulunurlar.

1945, II.Dünya savaşı sonrasında galip gelen müttefik devletler tarafından Tokyo ve Nurenberg Mahkemeleri kurulur.

1948, Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi Madde 6 ile  soykırım suçlarının yetkili devlet veya uluslararası bir ceza mahkemesi tarafından yargılanması  hükmü getirildi. BM Genel Kurul’u, BM Uluslar arası Hukuk Komisyonu’na çağrıda bulunarak UCM Statüsünün hazırlanmasını istedi. Ancak araya soğuk savaş girdiğinden bu girişimler askıya alındı.

1989, Trinidad ve Tobako, BM Genel Kuruluna yaptıkları başvuruda, uluslararası uyuşturucu ticaretine karşı bir mahkeme kurulmasını önerdiler. Böylece konu yine BM (ILC) gündemine geldi.

1993, BM Genel Kurul kararıyla özel yetkili  Eski Yugoslavya UCM kuruldu. (La Haye)

1994, BM Genel Kurul kararıyla Ruanda özel yetkili UCM kuruldu. (Tanzanya /Arusha)

1994, ILC, BM Genel Kuruluna ilk raporunu sundu.

15 Haziran – 17 Temmuz  1998 BM Roma Konferansı, 160 ülke katıldı.  120 lehte, 21 çekimser, 7 aleyhte (ABD,Çin, Irak,Katar)  UCD STATÜSÜ kabul edildi. Preperatory Committee hazırlığa başladı. (Rules of Procedure, (Usul ve Delil Kuralları) Elements of Crime  (Suç Unsurları) vb.)

1.07.2002, 60 ülkenin  imzaların tamamlanması ile  Uluslar arası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü yürürlüğe girdi. Bu sözleşmeye dayalı olarak Hollanda’nın La Haye kentinde kurulan  Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) organları aşamalı olarak faaliyete başlamıştır.

14.11.2005, İlk yakalama emirleri çıktı.

2005-2006, Savcılık ilk soruşturmalarını başlattı…Kongo, Uganda, (Madde 14..ilgili devletin istemi üzerine…Darfur/Sudan…. madde 13/b… BM Güvenlik Konseyi Kararı ile)

Eylül 2005, Savunma için Kamu Müdafileri Ofisi kuruldu. Ve  Mağdurlar Müdafileri Ofisi kuruldu.  LIST OF COUNSEL (152 kişi) yayınlandı.

2006, Savcılık, soruşturma için 15 ülkeye gitti, 61 tanık ifadesi aldı, 8800 belge Düzenlendi.

2007 - Aralık, Şu anda, Uganda, Merkezi Afrika Cumhuriyeti, Kongo ve Sudan (Darfur) ülkeleriyle ilgili olaylar nedeniyle açılan cezai kovuşturmalar ve davalar devam etmektedir.

II. Uluslararası Ceza Mahkemeleri

Eski Yugoslavya UCM (La Haye) ve Ruanda Özel yetkili UCM (Arusha) görevlerine ve yargılamalarına halen devam etmektedir. Ancak Eski Yugoslavya Mahkemesinin süresi 2 yıl sonra dolacaktır.

Her iki uluslararası ceza mahkemesi Birleşmiş Milletler’e bağlıdır ve müşterek bir Savcı  ile Temyiz Dairesi’ne sahiptirler.  Bu mahkemelerden verilen ‘’ savaş suçları’’ ve  "insanlığa karşı suçlarla" ilgili suç ve  cezaların değerlendirilmesinde temel olarak 1949 Cenevre Sözleşmeleri, İşkencenin ve Pek Fena Muamelenin Önlenmesi Hakkındaki Birleşmiş Milletler Sözleşmesi(1984), BM-Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi (1966) dikkate alınmaktadır. Her iki mahkemenin işlevi ile ilgili olarak özellikle sanık hakları, avukatla temas, gözaltı ve tutukluluk süreleri, yargının siyasallaşması  ve sanıkların uluslararası iadesi konularında ciddi eleştiri ve yakınmalar söz konudur.

1 Ocak 2008  tarihi itibarıyla, UCM Roma Statüsü 139 ülke tarafından imzalanmış ve 105 ülke tarafından onaylanmıştır. Türkiye henüz UCM statüsünü imzalamamıştır Bu ülkelerden   29’u Afrika, 12’si Asya, , 16’sı Doğu Avrupa,  22’si Latin Amerika ve Karayipler ile 25’I Batı Avrupa ülkesidir..UCM  Statüsüne, son olarak 17.07.2007 günü Japonya katılmıştır. Mahkemenin resmi dili İngilizce ve Fransızcadır. Mahkeme, bütçe, personel ve işlev açısından Birleşmiş Milletler örgütünden tamamen bağımsız olarak çalışmaktadır.

III. Temel Hukuki Metinler

BM-Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü (UCM Roma Statüsü) (Kapasite Geliştirme Derneği/UCM Türkiye Koalisyonu tarafından yayınlanmıştır. TBMM ve Belgenet web sitelerinde Türkçe metin vardır)

UCM Koalisyonunun web sitesinde, UCM’ye ilişkin temel belgeler ve bilgiler yer almaktadır (Bkz.www.ucmk-turkiye.org). UCM Roma Statüsü, Mahkemenin temel değerlerini, kurumlarını ve işleyişini düzenlemektedir. 13 bölüm ve 128 maddeden oluşmaktadır. Uluslararası hukukta temel bir insan hakları ve insancıl hukuk metni olarak kabul görmektedir.

BM- UCM- Bağışıklıklar ve İmtiyazlar Hakkında Sözleşme

UCM Statüsünün 48.maddesi uyarınca, imzaya açılan bu sözleşme ile Mahkeme organlarında çalışanların diplomatik muafiyetleri düzenlemektedir. 1.01.2008  tarihi  itibarıyla  62 ülke imzalamış  ve 52 ülke onaylamıştır. Son olarak, 3.10.2007 tarihinde Portekiz taraf olmuştur.

UCM-Usul  ve Delil Kuralları (Rules of Procedure and Evidence)

UCM Statüsünün uygulamaya yönelik ilke ve işleyişini ayrıntılı olarak düzenlemektedir. 225 maddeden ibarettir. 3-10 Eylül 2002 tarihinde New York’ta toplanan Taraf Devletler Meclisi’nde kabul edildi. Mahkemenin düzenlenmesi ve idaresi, Savcılık Makamı, Yazı İşleri, Disiplin İşleri, Çeviri, Soruşturmanın başlatılması, yargılama işlemleri, cezalar, temyiz ve düzeltme, uluslar arası işbirliği, adli yardım,infaz ile ilgili ayrıntılı hükümler içermektedir.

Suçun Unsurları Belgesi (Elements of Crimes)

3-10 Eylül 2002 de Taraf Devletler Meclisi’nde kabul edildi. Jenosit (soykırım md.6), İnsanlığa Karşı Suçlar (md.7), Savaş suçlarının (md.8) maddi ve manevi unsurları hakkında ayrıntılı bilgiler içermektedir. Mahkemenin anılan suçun unsurlarını yorumlamasına ve uygulamasına yardımcı bir belgedir.

Mahkeme Yönergesi (Regulations of the Court)

UCM hakimlerinin La Haye de yapılan 26 Mayıs 2004 günlü toplantısında kabul edilmek suretiyle yürürlüğe girdi. 18.12.2007 gününde hakimler tarafından Yönerge’de yapılan değişiklikler yürürlüğe girdi.

IV. Mahkemenin Organları

Asli organlar 4 tanedir. Başkanlık, Yargılama Daireleri, Savcılık Ofisi, Yazı işleri Müdürlüğü. 

Başkanlık (Presidency)

Savcılık Bürosu dışında, mahkemenin düzgün yönetiminden sorumludur. Ancak, müşterek ilgi alanlarında Savcılık Bürosu ile de eşgüdümlü çalışacaktır. 11 Mart 2003 te başkanlığa seçilen  Philippe Kirsch (Kanada) halen bu görevini sürdürmektedir. Başkan’ın 2  yardımcısı vardır. Mahkemenin yargısal görevleri her bir bölümdeki daireler tarafından yerine getirilir;

(1) Temyiz Dairesi (Başkan ve diğer 4 hakimden  oluşur)

(2)Yargılama Dairesi (üç hakimli) 

(3) Ön-Yargılama Dairesi (tek veya üç hakimli) toplam 18 yargıç vardır.

Yargıçlar ve savcı, Taraf Devletler Meclisi tarafından seçilir. Hakimlerin maaşlarının yıllık tutarı 180.000 Euro olarak tespit edilmiştir.

Yargılama Daireleri  ( Chambers)

Üç bölümden oluşur;

(1) Ön-Yargılama Dairesi

(2) Yargılama Daireleri

(3) Temyiz Dairesi

Toplam 18 yargıcın 7 tanesi Avrupa’dan, 4 tanesi Latin Amerika’dan, 3 tanesi Asya’dan ve 1 tanesi Doğu Avrupa’dan seçilmişlerdir.

Savcılık Bürosu ( The Office of the Prosecutor)

Savcılık Bürosu, mahkemenin ayrı bir organı olarak bağımsız hareket etme görev ve yetkisine sahiptir. 05.06.2003 günü Luis Moreno Ocampo (Arjantin) yemin etmiş ve UCM Savcılığı görevine başlamıştır. Şu anda Savcılık, insan hakları hukuku, insancıl hukuk ve uluslararası ceza hukuku alanlarında birikimi olan hukukçular aramaktadır.

Savcılık, görev ve yetki alanında kendisine gelen tüm ihbarları incelemekle, gerektiğinde soruşturma konusu yapmakla ve mahkeme nezdinde dava açmakla yükümlüdür.

Mahkeme Yazı İşleri Bürosu ( The Registry)

Yazı İşleri Bürosu Başkanı, mahkemenin yargısal içerik taşımayan idari işlemlerini yürütür. 2003 yılının Haziran ayında Bruno Cathala (Fransa) Hakimler Kurulu tarafından  Mahkeme Sekreteri olarak seçilmiş ve görevine başlamıştır.

Yazı İşleri Bürosu Başkanı tarafından Büro bünyesinde bir "Mağdurlar ve Tanıklar Birimi" oluşturulmuştur.

Mahkemenin yukarıda sayılan asli organları dışında tamamlayıcı  ve yardımcı kurumlar da mevcuttur;

Savunma Konseyi (Defence Council)

Kuruluş aşamasındadır. Ayrıca, Savunma Etik İlkeleri Yönergesi taslağı da Mahkeme Başkanlığınca düzenlenmiş olup yakında yürürlüğe girecektir.

UCM’de sanıkların veya mağdurların vekili olarak görev yapmak isteyen avukatlar, Mahkeme Yazı işleri Müdürlüğüne  başvurmakta ve gerekli olan koşulları taşımaları halinde savunma avukatları listesine yazılmaktadır.  Son olarak 6 ncı Ülkeler genel Kurulu Toplantısında yeni değişikliklerle kabul edilen Mahkeme Yönergesi’nde, SAVUNMA AVUKATLARI, MAĞDUR AVUKATLARI ve ADLİ YARDIM hakkında ayrıntılı hükümler yer almıştır.

Taraf Devletler Kurulu ( Assembly of States Parties)

Sözleşmeye taraf olan ülkelerin birer temsilcisinin katıldığı Taraf Devletler Kurulu’nda, mahkeme üst düzey personelinin tayini, bütçenin kabulü,  UCM Sözleşmesinin ve diğer temel metinlerinde yapılan değişikliklerin kabulü gibi önemli işlevleri vardır.

Son olarak, Taraf Devletler  Genel Kurulu Aralık ayında (30 kasım-14 aralık) New York'ta altıncı kez toplandı ve kararlar aldı. Örneğin mahkemenin yeni bütçesinin 90 Milyon Euro olmasına karar verildi. Kurulun Daimi bir Bürosu vardır.

V. Mahkemenin Görev ve Yetki Alanı

Mahkeme yalnızca UCM Statüsünün yürürlüğe girmesinden (01.07.2002) sonra işlenen  soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırganlık suçlarına bakmakla yükümlüdür (Bkz. Statü md. 11/1, 24/1).  Saldırganlık suçlarının  tanımı henüz yapılmadığından bu suçlara ilişkin soruşturma mümkün değildir. Ayrıca, Statüye sonradan taraf olan ülkeler, kendileri özel olarak istemde bulunmadıkça, bu ülkelerde ancak o devlet sözleşmeye taraf olduktan sonra işlenen suçlar soruşturma konusu olabilir (Bkz. Statü md. 12/3). Sözleşmeye taraf olmayan bir ülkenin mahkemenin yetkisini tanıdığını bildirmesi durumunda o ülkede işlenen belirtilen suçlar soruşturma kapsamına alınabilir.

Statünün başlangıç ilkesine ve 1.maddesine göre UCM, ulusal mahkemelere göre "tamamlayıcı" niteliktedir. Bir başka deyişle, sözleşmeye taraf olan ülkelerin ulusal ceza mahkemeleri, UCM statüsünde sayılan ağır suçları soruşturma ve cezalandırma mevzuatına ve uygulamasına (isteğine ve kapasitesine) sahipse, UCM hareketsiz kalmaktadır.

Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ile suç ve cezalarda kişisellik ilkesi statüde yer almıştır (md.22 ve md. 23). Ayrıca suçu işlediği anda 18 yaşından küçük olanlar hakkında soruşturma açılamaz (md. 26).  Mahkemenin görev ve yetki alanında işlenen suçlarda hiç bir şekilde zamanaşımına tabi değildir (md. 29). Ayrıca "masuniyet ilkesi", savunmanın ve mağdurların hakları,  Statü ve ek mevzuatta  insan hakları evrensel sözleşmesi ve beyannameleri dikkate alınmak suretiyle çok ayrıntılı olarak düzenlenmiştir (md.67, 79). İşlenen suçlardan komutanların ve üst düzey yetkililerin sorumlu kılınması ilkesine özel önem verilmiştir (md. 28).

VI. Başvuru  -  Hazırlık Soruşturması ve Dava Açılması

Bir davanın açılması girişimi üç kaynaktan gelebilir. Taraf devletlerden birisi, BM Güvenlik Konseyi ve Savcılık Bürosu.

Savcılık, kendisine üç kaynaktan gelen bilgi ve istemleri bir ön inceleme ile değerlendirdikten sonra  resen (kendiliğinden) soruşturmanın yürütülmesine karar verir (15/1).  Ancak, bu karar yeterli değildir. Savcılık, üç hakimden oluşan Ön-Yargılama Dairesine başvurmak suretiyle soruşturmanın devamı için izin isteminde bulunur.  Ön-Yargılama Dairesi, mevcut deliller çerçevesinde makul bir gerekçe gördüğü takdirde "soruşturmanın başlatılmasına izin" kararı verir. Ön-Yargılama Dairesinin, soruşturmanın başlaması istemini ret etmesi durumunda, Savcılık, ancak yeni deliller bulursa yeniden başvuruda bulunabilecektir.

2004 Nisan ayı itibarıyla UCM Savcılık Bürosuna 500 civarında başvuru yapılmıştır.

Savcılık Bürosu, özellikle hükümet dışı kurumlardan (NGO) gelen başvuruları titizlikle incelemektedir. Ancak,  özellikle Irak olayında, statüye taraf Britanya yetkileri, (Tony Blair vd.) hakkında yapılan çok sayıda şikayet bulunmasına karşın  halen soruşturma açılmamıştır (Burada ‘’tamamlayıcılık ilkesi gereğince, İngiltere’nin ve sözleşmeye taraf işgal kuvvetlerinin anılan şikayetlerde etkili soruşturma açması rol oynamıştır. Bkz. UCM 2005-2006 Yıllık Raporu, http://www.icc-cpi.int)

2006 Eylül  ayı itibarıyla Savcılık Bürosu ilgili devletlerin talebi üzerine üç  adet soruşturma açılmasına karar vermiştir;

(1) Demokratik Kongo Cumhuriyeti 

(2) Uganda Cumhuriyeti

(3) Sudan/Darfur

2007 yılı Mayıs ayı itibarıyla Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Uganda ve Darfour ile ilgili davalar (şahıslar hakkında )  devam etmektedir. Savcılık tarafından Orta Afrika Cumhuriyetinde yeni bir soruşturma açılmıştır.

Sudan (Darfur) Olayı

Savcılık Ofisi tarafından 5.12.2007 gününde 6 ncı Taraf Devletler Assemblesine sunulan rapora göre; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1593(2005) günlü kararı uyarınca UCM’ye başvurusu üzerine Savcılık Ofisi tarafından Sudan’ın Darfur bölgesinde 2003-2004 yılları arasında hükümet desteğindeki paramiliter güçlerin (Janzaweed) sivil halka yapmış olduğu saldırı, cinayet, tecavüz ve diğer savaş suçları ile insanlık suçlarının  soruşturmasını  başlatılmıştır. Eski İçişleri bakanı ve şimdi İnsancıl Yardım Bakanı Ahmet Harun ve Janzaweed milisleri lideri Ali Kushayb hakkında Ön-yargılama Dairesinden 27.04.2007 tarihinde yakalama müzekkeresi çıkarılmıştır. Ancak bugüne kadar Sudan Hükümeti bu yakalama müzekkerelerini yerine getirmemiştir.

VII. Yargılama Usulü

UCM Roma Statüsünün 62-76. Maddelerinde yargılamanın yapılacağı yer, Dava Dairesinin görev ve yetkileri, sanığın hakları, mağdurların ve tanıkların  korunması, yargılamaya katılmalar, deliller, mahkeme huzurundaki uygunsuz davranışlara uygulanan yaptırımlar, ulusal güvenlik bilgilerinin korunması, mağdurlara yönelik tazminatlar, mahkumiyet ve cezalar hakkında temel ilkeler düzenlenmiştir.

USUL ve DELİL KURALLARI  belgesinde ise mahkemenin düzenlenmesi ve idaresi, yargı yetkisi ve kabul edilebilirlik, yargılama işlemlerin aşamaları, soruşturma ve kovuşturma, cezalar, temyiz ve düzeltme, uluslararası işbirliği ve adli yardım konularında çok ayrıntılı hükümler vardır.,

Yine mahkeme yönergesinde, mahkemenin düzenlenmesi ve idaresi, yargılama usulü, savunmanlık ve adli yardım, mağdurların katılımı ve tazminat, gözaltı, işbirliği ve tenfiz, personel ve yargı mensupları hakkındaki etik ilkeler ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

Yüksek Mahkemelerimiz ve diğer ceza mahkemelerimiz açısından emsal teşkil edecek düzenlemelerdir.

VIII. Türkiye'nin Durumu

Türkiye hakkında UCM ile  ilgili ilk haber 11.12.2000 günlü MİLLİYET gazetesinde yayınlandı. "İmza atmayan bir biz kaldık" başlığı altında, "Uluslararası Suç Mahkemesi Anlaşması Genelkurmay’ın itirazı yüzünden imzalanamadı" yorumu yapılmıştır. Bu yazı üzerine Genelkurmay Başkanlığının herhangi bir açıklaması ve düzeltmesi yayınlanmamıştır.

Dışişleri Bakanlığı’na verdiğim dilekçe üzerine gönderilen 19 Eylül 2003 gün ve 153 No lu cevabi yazıda;

‘’Taraf olan ülkeler arasında AB’nin tüm üyeleri, AB’ne aday ülkelerin Türkiye dışındaki 12’si ve Avrupa Konseyi ülkelerinin çoğu yer almaktadır. AB, UCM Statüsüne taraf ülkelerin sayısını daha da arttırmak amacıyla yoğun bir kampanya yürütmektedir. Diğer taraftan Başkan Clinton döneminde UCM Statüsüne imza koyan ABD, Bush yönetiminin işbaşına gelmesinden sonra imzasını geri çekmiş ve henüz Statüye taraf olmayan bütün ülkelere Stataü’yü onaylamama çağrısında bulunmuştur. (.) ABD vatandaşlarının UCM’de yargılanmasını önlemek amacıyla, 2002 Temmuz ayından başlayarak bir kaç ülke hariç bütün ülkelere, birbirlerinin vatandaşlarını UCM’ye teslim etmemeyi öngören ikili anlaşmalar imzalamayı önermiş, 38 ülke ile böyle bir anlaşma imzalanmıştır.

Bu çerçevede, Temmuz 2002 tarihinde ülkemize de ikili bir anlaşma teklif etmiştir.(.) Ülkemiz açısından ise öncelikle tamamlayıcı nitelikteki UCM’nin yargı yetkisine giren suçların mevzuatımıza dahil edilmesi yönündeki çalışmalar sürdürülmekte olup, halihazırda TBMM gündeminde bulunan Yeni Ceza Yasası Taslağı da bu husus dikkate alınarak hazırlanmıştır.’’

denilmiştir.

Dışişleri Bakanlığının bu yazısından yaklaşık 2 yıl sonra 12 Ekim 2004 gününde Yeni Türk Ceza Kanunu, 1 Haziran 2005'te yürürlüğe girmiştir.

Yeni TCK 76.madde ile "Soykırım suçları" ve 77 ile "İnsanlığa karşı diğer suçlar" UCM Statüsünün 6 ve 7. maddelerine uygun olarak düzenlenmiştir. Elbette yasa koyucunun bu suç ve cezaları yeni yasayla hukuk yaşamımıza sokması önemli ve olumlu bir gelişmedir. Ayrıca, 07.05.2004 gün ve 5170 sayılı yasanın 5.maddesi ile Anayasanın  38.maddesinde yapılan  değişiklikle UCM alanına giren suçlarda, suçluların iadesine kolaylık getirilmiştir. Uluslararası Ceza Mahkemesine taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.

08.10.2004 günü Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi önünde bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, UCM’nin yakın zamanda imzalanacağını beyan etmiştir. Aradan yaklaşık 3 yıl 2 ay geçmiş ve maalesef  verilen sözler unutulmuştur.

IX. Sonuç

UCM Statüsünün yürürlüğe girme koşulu olan 60 ülke onayını uzun yıllar bulamayacağı ve özellikle ABD’nin yoğun engelleme çalışması yüzünden sakat doğacağı yolunda ağırlık kazanan görüşleri öne süren çevreler büyük bir yanılgıya uğramışlardır. UCM, umulanın ötesinde uluslararası destek görmüş ve özellikle AB’nin sistemli kampanyası ile ABD engelini aşarak çalışmaya başlamıştır.

Ülkemizde UCM Statüsüne uyum sağlamak amacıyla yapılan Anayasa (md.38) ve TCK değişikliğine karşın (md.76 Soykırım, Md.77 İnsanlığa Karşı Suçlar) AKP Hükümetlerinin bugüne kadar izlediği  tutucu ve  ilgisiz  yaklaşımıyla UCM  Statüsünün  imzalanması, hiç de hak etmediğimiz bir biçimde, engellenmekte ve geciktirilmektedir.

Statü ve diğer mahkeme belgeleri, uluslararası insan hakları ve insancıl hukuk ve hümanist ceza hukuku açısından önemli başvuru kaynaklarıdır. Barolar ile, adalet sistemi ve insan hakları ile ilgili çevrelerin, UCM Statüsünün Türkiye tarafından kabul edilmesi için TBMM, Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunmaları gerekmektedir. Ayrıca, mahkemenin organlarında görev alabilecek ülkemiz  hukukçularının UCM’ye başvurmaları teşvik edilmelidir.

İzmir, 05.01.2008

Yararlanılan Kaynaklar

  1. ERA-CCBE- EU –Almanya, Trier- Savunma Avukatları Perspektifi açısından UCM Seminer notları  ve seminere sunulan muhtelif tebliğler.

  2. http://www.icc-cpi.int (UCM web sitesi)

  3. http://www.iccnow.org (UCM Koalisyonu –sivil toplum girişimi) 

  4. http://www.un.org/law/icc (Roma UCM Sözleşmesi web sitesi)

  5. http://www.ucmk.org (Türkiye UCM Koalisyonu web sitesi. UCM belgelerinin Türkçe metinleri vardır.)

Bu metin Trabzon Barosu Başkanlığının düzenlediği ve 12.01.2008 tarihinde Baro Konferans Salonunda gerçekleştirilen UCM Türkiye Koalisyonu tanıtım ve bilgilendirme toplantısında sunulmak üzere hazırlanmış ve sunulmuştur.


Yazarın Sitedeki Bütün Yazıları

madde işareti

Uluslararası Ceza Mahkemesi Genel Bilgilendirme ve Başvuru ile Yargılama Usulü - 10.03.2008

madde işareti

Avrupa Birliği Hukuku - 24.10.2005

madde işareti

Strasbourg Mahkemesinin 'Bergamalı Köylülerin Sağlıklı Bir Çevrede Yaşama Haklarının İhlaline" İlişkin Verdiği 10.11.2004 Günlü Kararının Hukuksal Değerlendirmesi - 20.12.2004

madde işareti

Avrupa Hukuku ve Avukatların Rolü - 25.06.2004